Pazarlama bütçesi sınırlı her işletmenin sorduğu soru: SEO mu, Google Ads mi? Kısa cevap şu: bu bir tercih değil, zamanlama sorusudur. İki kanal farklı işler yapar ve doğru strateji çoğu zaman ikisini farklı dozlarda birlikte kullanır.
Biri kiralar, diğeri biriktirir
Reklamın gücü hızındadır: kampanya bugün açılır, telefon yarın çalabilir. Yeni bir işletme, yeni bir ürün ya da sezonluk bir kampanya için vazgeçilmezdir. Zayıf yanı da aynı yerdedir; bütçe durduğu an trafik durur. Reklam, sahip olduğunuz değil kiraladığınız bir görünürlüktür ve rekabet arttıkça kira yükselir.
Arama tarafı ters çalışır. İlk aylar sabır ister, anlamlı hareket çoğu sektörde aylarla ölçülür. Karşılığında her ay ödediğiniz bir kira değil, zamanla değerlenen bir varlık kurarsınız. İyi konumlanmış bir sayfa, yıllarca ek bütçe harcamadan müşteri getirmeye devam eder.
Doğru soru hangisi?
"Hangisi daha iyi" yanlış soru. Doğru soru şu: bu ay gelen müşteriye mi, gelecek yıl gelen müşteriye mi yatırım yapıyorum? Nakit akışı acil olan işletme reklamla başlamalı. Ancak reklam gelirinin bir bölümünü düzenli olarak organik tarafa aktarmayan işletme, görünürlüğü süresiz kiralamaya mahkûm kalır.
Reklam bugünü, arama yarını satın alır.
Pratik bir yol haritası
- Yeni başlıyorsanız bütçenin ağırlığını reklama verin, ancak siteyi ilk günden arama uyumlu kurun; sonradan düzeltmek her zaman daha pahalıdır.
- Reklamdan düzenli satış geliyorsa en çok dönüşüm getiren aramaları tespit edin ve bu konularda organik içerik üretmeye başlayın.
- Organik trafik büyüdükçe aynı aramalarda hem reklam hem organik sonuçla görünmek yerine, reklam bütçesini henüz güçlenmediğiniz alanlara kaydırın.
- Her iki kanalda da: dönüşüm takibi olmadan harcanan her lira, ölçülemeyen bir tahmindir.
İki kanal rakip değil, aynı takımın farklı mevkilerde oynayan iki oyuncusu. Kendi pazarınız için doğru dengeyi konuşmak isterseniz, mevcut görünürlüğünüzü birlikte analiz edebiliriz.